Kocacan; “Muhalefet ilimizin gelişmesine engel oluyor”

Kocacan; “Muhalefet ilimizin gelişmesine engel oluyor”

MHP Afyonkarahisar İl Başkanı Mehmet Kocan haftalık basın açıklamasını gerçekleştirdi.

Kocacan’ın açıklamaları şu şekilde;

“TEKNOFEST 2022 hayırlı olsun”

TEKNOFEST 2022’nin hayırlı olmasını dileyen Milliyetçi Hareket Partisi Afyonkarahisar İl Başkanı Mehmet Kocacan, “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde Valimiz Gökmen Çiçek TEKNOFEST 2022’nin ilimizde yapılması konusunda müjdeli haberi vermişti. Büyük Taarruz ‘un 100. Yıl dönümü kutlamalarında TEKNOFEST 2022 Uluslararası İnsansız Hava Araçları yarışmalarına ev sahipliğini yapacağız. Ben buradan başta Sayın Valimiz Gökmen Çiçek olmak üzere Cumhur İttifakı Milletvekillerimize girişimlerinden dolayı teşekkür ediyorum. İlimizin tanıtımı açısından önemli olan etkinliğin hayırlı olmasını diliyorum”

“Muhalefet ilimizin gelişmesine engel oluyor”

Ankara siyasetinde olduğu gibi ilimizdeki muhalefet partilerinin de Afyonkarahisar’ın gelişmesine engel olduklarını söyleyen Başkan Kocacan, CHP Yöneticisi Engin Altay’ın açıklamasını hatırlattı. Kocacan, “Muhalefet partileri iktidarı denetleyen siyasi mekanizmadır. İktidarın yanlışına yanlış, doğrusuna doğru demek sağlıklı muhalefetin görevidir. İktidarın doğrusuna yanlış, yanlışına doğru demek ise sağlıksız muhalefetin işaretidir. Bir örnek verecek olursak, CHP’nin yöneticilerinden Engin Altay’ın ‘Bu hükümet dünyanın en doğru işini bile yapsa bizim bu hükümeti alkışlayacak halimiz yok. Milletin bize verdiği görev bu kardeşim.’ sözleri Türkiye’deki muhalefetin sağlıksız, çıkarcı, menfaatçi, kaoscu, krizci olduğunun en bariz delilidir. İlimizdeki siyaset ise aynı paralellikte ilerlemektedir. Cumhur İttifakı olarak ilimizin gelişmesi için çaba gösterirken muhalefetin ise hizmeti engellemek için ne kadar çaba gösterdiği aşikardır. Afyonkarahisar Belediye Başkanımız Mehmet Zeybek ilimizde güzel hizmetler yapmak için yoğun bir çalışma içerisinde bizde Cumhur İttifakı kanadı olarak kendisine gereken desteği vermekteyiz. Son zamanlarda hem Kentsel dönüşüm projesi hemde teleferik projesi ile ilgili muhalefetin tavrını gördük. Muhalefetlik yapmak için muhalefet yapan bu zihniyet her hizmete bir bahane bulma yarışı içersine girmiş. Dediğimiz gibi en iyi hizmet yapılsa bile bunların derdi başka”

“CHP, HDP ile resmi. İP ise, CHP ile resmi, HDP ile gayri resmi ortaklar”

Cumhuriyet Halk Partisi ve İP’in, HDP arasındaki ittifaka da değinen Kocacan, “Milliyetçi Hareket Partisi olarak HDP’nin kapatılması konusunda tavrımız net ve açıktır. Çünkü mecliste terörist istemiyoruz. Hatta HDP milletvekili bir bayanın terörist sevgili ile çekinmiş olduğu resimler ise kamuoyu tarafından tepkiyle karşılanmıştır. PKK ile HDP’nin arasındaki ilişkiye rağmen CHP artık HDP ile olan ittifakını artık gizlemiyor. CHP’nin hem genel başkanı hemde Afyonkarahisar’daki il başkanı HDP ile ilgili eleştirisel bir açıklama yapmaktan çekiniyor. CHP tabanı ise bu durumdan artık rahatsız olmaya başlıyor. İP ise, CHP ile resmi, HDP ile gayri resmi ortaklığını sürdürmeye devam ediyor. HDP’yi meşru bir parti gören İP ise nereye kadar gizli ittifakı inkâr edecek. 2023 yılında yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde İstanbul ve Ankara belediye seçimlerini örnek gösteren İP’in genel başkanı gayri resmi ortaklığı devam ediyor”

MHP’nin, sekiz maddelik terörle mücadele önerilerini paylaştı

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli tarafından açıklanan sekiz maddelik terörle mücadele önerilerini de paylaşan Kocacan, “ 1- Terörle mücadele, teröristle mücadele değildir. Zaman ve mekân üstü, tarihsel perspektiften beslenen yüksek akıl ve algı gerektirmektedir. Önce olanı, olmuşu ve olacağı bütüncül ve derinlikli yorumlayan yüksekten ve analitik bakış demek olan “terörizmle mücadele vizyonu” geliştirilmelidir. 2- Terörle mücadele terörün inisiyatif ve ön aldığı süreçte her ölümden sonra gösterilen günlük tepkiler değildir. İkinci aşamada yapılacakların tamamının kavrandığı ve unsurların tamamının vizyona göre yapılandırıldığı “terörle mücadele konsepti” oluşturulmalıdır. 3- Terörle mücadele, toplumun mağdur ve devletin seyirci durumunda olduğu doğaçlama mücadele sahası da değildir. Üçüncü aşamada vizyondan beslenen, konseptten çıkartılan ve bütün milli güç unsurlarını sorumluluk bilinciyle seferber eden “terörle mücadele stratejisi” ortaya konulmalıdır. 4- Terörle mücadele, vizyon, karar ve uygulamanın bütün unsurlara yön verdiği yönetilen, daha doğrusu yönetilmesi gereken bir süreç demektir. Dördüncü aşamada bu stratejinin ülkemizdeki resmi veya gayri resmi, özel veya tüzel bütün unsurlara görev yükleyen “terörle mücadele siyaseti” oluşturulmalıdır. 5- Terörle mücadele, mücadele edilen kavram, grup ve taraflar hakkında toplumsal bir ittifakın olmasını, oluşmasını ve olgunlaşmasını gerektirmektedir. Beşinci aşamada, terör üzerindeki ortak iradenin ve yükümlülüklerin belirlenmesi ve toplumun kazanılması için “terörle mücadelede kitle kazanma programı” devreye sokulmalıdır. 6- Terörle mücadele yalnızca asker, polis ve korucuya ihale edilmiş basit bir asayiş sorunu değildir. Sorunun içten ve dıştan alabileceği bütün desteklerin kesilmesini sağlayacak kadar kapsamlı “diplomatik mücadele eylem planı” hazırlanmalı, eşgüdüm halinde uygulanmalıdır. 7- Terörle mücadele silahtan mayına, tuzaklı bombadan hendek kazmaya, pusudan baskın ve intihar eylemine kadar çok değişken ve dinamik bir alan olması nedeniyle mutat tedbir ve düzenlemelerle önlenemeyecektir.

Teröristin eylem şekli ve yöntemlerinin değişmesi süreçlerinde ön alarak ilgili güvenlik kuvvetlerini yeni şart ve durumlarla uyumlu olarak eğitecek, donatacak ve yönetecek “teröristle mücadele taktik eğitim ve icra programı” uygulanmalıdır. 8- Terörle mücadele içte olduğu kadar dışta da ittifak ve istikrar gerektiren bir ilişkiler alanıdır. Bu itibarla tutarlı, dengeli, istikrarlı bir “terörle mücadele tanıtım çalışmasına” ihtiyaç vardır. Ve bunun ikmali diğer önerilerimizle eşzamanlı yapılmalıdır. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı bunu sağlamaya hem kararlıdır hem hazırlıklıdır, hem de kabiliyet ve kalitesiyle muktedirdir.

Cumhuriyet’in yüzüncü yıl dönümü bu çerçevede bir misak, bir milat, bir müjdedir.”