Mısırlıoğlu: “Önlem alınması için bir yavrumuzun mu canını mı kaybetmesi lazım”

Mısırlıoğlu: “Önlem alınması için bir yavrumuzun mu canını mı kaybetmesi lazım”

İyi Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu haftalık basın toplantısı gerçekleştirdi. Mısırlıoğlu basın toplantısında şu ifadelere yer verdi:

“Vali Çiçek’e sahip çıkamadılar”

Afyonkarahisar’ın en çok sevilen Valisi Sayın Gökmen Çiçek’i Kayseri’ye uğurlamanın hüznü içeresindeyiz. Böyle bir Vali Afyonkarahisar’a 40 yılda bir gelir. Sayın Valimizin uzun bir süre kalmaması ilimiz için büyük kayıptır.

Gerçekten Afyon’u bütünleştiren, kardeşlik ilişkisini ön safta tutan, halka bütünleşen bir Valiye ne yazık ki sahip çıkılmadı.  Afyonkarahisar’ın her ilçesinde, beldesinde, kasabasında, köyünde Sayın Valimizin ayak izleri vardır. Valimiz Afyonkarahisar için bir şanstı. Henüz iki yılını doldurmadan ilimizden ayrılması Afyonkarahisar için büyük üzüntü kaynağıdır.

Böylesine başarılı, dinamik, gece gündüz demeden Afyonkarahisar için çalışan Sayın Gökmen Çiçek’in projelerini tamamlamasına izin verilmemiştir. Elbette Sayın Gökmen Çiçek Afyon’dan bir gün gidecekti ama o gün bugün değildi. Sayın Valinin projeleri ile parlaması AKP teşkilatını ve AKP Milletvekillerini sanırım çileden çıkarmıştır. Sayın Valimiz Gökmen Çiçek’e maalesef sahip çıkmadılar. Bugün onu övenler içten içe sevinçten gülmektedirler. Sayın Gökmen Çiçek Valimizin Allah yolunu bahtını açık etsin. Yeni Valimiz Sayın Kübra Güran Yiğitbaşı’na da başarılar dileriz.  İnşallah Sayın Gökmen Çiçek’in yarım kalan projelerini tamamlayarak Afyonkarahisar’da iz bırakır.

 

“Çiftçimizi hatırlamak yenimi aklınıza geldi”

 

AK Parti İl Başkanı Sayın Hüseyin Ceylan Uluçay, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Çiftçilerimiz tarımsal sulamada kullandıkları elektrik faturalarını, ödeme zorluğu yaşamaktadır. Bundan dolayı ilgili kurum tarafından elektrik saatleri mühürlenmektedir. Mayıs ve Ağustos ayları arasındaki faturalarının mümkünse hem Ziraat Bankası aracılığıyla hem de Tarım Kredi aracılığıyla kredilendirilip hasat dönemi sonunda tahsil edilmesini istemektedirler” demiş

Günaydın, hoş geldin Sayın Başkan: Çiftçimizi hatırlamak yenimi aklınıza geldi. Çiftçimiz mazot, gübre, tohum alamazken siz neredeydiniz. Ülkede İcralık olmayan çiftçimi bıraktınız, verdiğiniz desteklerle çiftçimiz traktörüne bir depo mazot alamıyor. Çiftçimizi borç batağına düşürdükten sonra onları kurtarmaya çalışmak samimiyetten uzak bir yaklaşımdır.

Yediemin depoları haczedilmiş traktörlerden geçilmiyor. Milletimizden öyle koptunuz ki ne hikmetse çiftçimizin içler acısı halini seçim arifesine gelince hatırladınız. Ekemeyen üretemeyen bir çiftçi, pazardan taneyle bile domates alamayan vatandaş. ÇAYKUR dün Kuruçay fiyatına % 43,7 zam yaptı. Sayenizde Çay bile artık lüks oldu. Vatandaşa bir bardak çayı bile çok gördünüz.

Sayın Uluçay, çitçimiz elektrik faturalarını ödeyemiyor, elektrik borçlarını ödemesi için çiftçiye kredi verilsin diyor. Çiftçimizin kredi alabilecek halimi kaldı. Çiftçimize maden bir iyilik yapacaksınız çitçimiz elektrik borçlarını hasat sonunda faizsiz ödesin.

Üretmeyen toplumlar batmaya mahkumdur. Piyasaların olumsuz göstergesi önce marketlere yansıyor. İktidar müjde diye pazarladığı paketin bedelini garibandan çıkarmaktadır. Asgari ücretlinin ekmeğinden aldığı vergiyle yandaşını kurtarmaktan zerre utanmıyor.

“Bu olay ilk olay değildir ve maalesef sonda olmayacaktır”

Suriye’den gelenlerle birlikte başlayan kontrolsüz göç, Afganistan’dan gelen sığınmacılarla artarak devam ediyor.13 Mayıs Cuma Emirdağ ilçemizde Suriyeliler demir sopa, bıçak ve odunlarla birbirlerine girdiler. Emirdağ çarşı meydanını adeta savaş alanına çevirdiler. Bu olay meydana gelen ilk olay değildir ve maalesef sonda olmayacaktır.

Buradan tüm Afyonkarahisar halkını sükunete davet ediyorum. Tahriklere kapılmayalım. TBMM grup toplantılarında Sayın Genel Başkanımız Meral Akşener “Türkiye’ye yönelik çok büyük ve kontrolsüz bir göçmen dalgası var. Dünyanın en büyük sorunu bundan 15 yıl önce ortaya çıkan göçmen sorunu oldu. Burada Türkiye’yi yönetenlerin temel bir hatası var. Türkiye’yi bir hendek haline getirdiler. Afrika’dan, Orta Doğu’dan göçmenler Türkiye’ye gelerek buradan transit olarak Avrupa’ya geçmeye çalışıyorlar. Avrupa ülkeleri almayınca burada kalıyorlar. Hal böyle olunca da Türkiye kocaman bir göçmen ülkesi haline geldi. Ülkemizde nüfusu en fazla olan göçmenler Suriyeliler. Biz Suriye’nin iç işlerine neden karıştık? 2-3 yıl önce Erdoğan’a beni Esad’la anlaşmak için gönder, bu insanları sağlıkla, barış içinde ülkelerine gönderelim bizde garantör olalım dedim. Biz iktidar olursak bunu yapacağım. Anlaşılacak ve Suriyeliler ülkelerine gönderilecek” demiştir.

Sayın Cumhurbaşkanı bir gün Suriyelileri göndereceğiz diyor, öbür gün kesinlikle göndermeyeceğiz diyor. Hep birlikte iktidarın tutarsız politikalarının sonucunu birlikte izliyoruz. Sığınmacılar konusunda İYİ Parti çözüm önerilerini ve iktidara geldiğinde yapacaklarını halkımıza her fırsatta anlatmaktadır.

“Altın aramak isteyenlerin her zaman karşısında olacağız”

Geçtiğimiz hafta Emirdağ yaylalarında idik. Bu yaylalarımızda Doğayı Koruma noktasında mücadele veriliyor. Oralarda Emirdağ köylüleri hayvanlarını otlatıyor ve Yörüklerimiz yayla olarak kullanıyor. Afyonkarahisar'ın her karış toprağı altından daha değerlidir. Siyanürün havaya, suya, toprağa karışması oradaki yaşamı, canlı varlıklarını tehdit edecektir. Yaylalarımıza her zaman sahip çıkacağız. Altın aramak isteyenlerin her zaman karşısında olacağız. Burada altın aramak isteyenlerin ruhsatları derhal iptal edilmelidir. Bu şirketin kimlerle bağlantılı olduğunu halkımız bilmektedir. Maden aramak isteyen şirket Meraları ve hayvan otlama alanlarını tahrip edecektir. Biz buna izin vermeyeceğiz. Halkımızın yanındayız.

“Önlem alınması için bir yavrumuzun mu canını mı kaybetmesi lazım”

Afyonkarahisar Mesleki Eğitim Merkezi eski adıyla Çıraklık Okulu, sanayimize çırak, kalfa ve usta yetiştiren bir okuldur. Bu okulu bitirenler lise denkliğinde diploma almaktadırlar. Maalesef bu eğitim merkezinde son zamanlara istenmeyen olaylar meydana gelmektedir. Sık sık öğrenciler arasında bıçaklamaya varan kavgalar olmaktadır. Önceki yıllarda okulda bulundurulan güvenlik personeli bu yıl bulundurulmamaktadır. Olaylara anında müdahale den bir güvenlik personelinin olmayışı istenmeyen olayları tetiklemektedir. Okul yönetimi okul bahçesinden çıkında nerde kavga ederseniz edin zihniyeti ile olayları okul dışına taşımaktadır ve bizim sorumluluk sahamız dışında diyerek olaydan sıyrılmaktadır. Burada önlem alınması için bir yavrumuzun mu canını mı kaybetmesi lazım. Yetkililerden derhal ve ivedilikle bu okulda gerekli güvenlik önlemlerinin alınmasını derhal ve ivedilikle talep etmekteyiz. Milli Eğitim Müdürlüğü bu okula bir güvenlik görevlisi tahsis etmelidir.

“Veysel Eroğlu Kapalı Spor Salonu tel tel dökülüyor”

Nereye el atsanız elinizde kalıyor, daha dün yapılan Veysel Eroğlu Kapalı Spor Salonu tel tel dökülüyor, her gün bir parçası kopuyor. İlimizde bulunan Öğretmenevi bakımsızlıktan tel tel dökülmektedir. Öğretmenlerimizin ve Milli eğitim personelinin konaklaması için yapılmış olan bu tesisin içler acısı hali bizleri üzmektedir. Aylardır yapılmayan tadilat çalışmaları yeni yapılmaya başladı.

Bu hafta ilimizden birkaç kare fotoğraf karesi göstermek istiyorum. Başıboş gruplar halinde gezen sokak köpekleri ve “Afyon kaymağı” gibi diyerek övündükleri cadde ve sokaklarımızın içler acısı hali. Alt geçitler, üst geçitler pislik içerisinde.

Biz defalarca dile getirmekten bıktık ama Afyon Belediyesi çözüm bulmamakta inat ediyor. Projelerimizin yüzde seksenini yaptık diyen başkan geçtiğimiz Pazar günü çekilen bu fotoğraflara bak ondan sonra konuş.

Çek ve çak ile geçen 3 yıl. Trafik sorunu çözülemeyen bir kent, sokakları köpek sürülerinden geçilemeyen bir kent, yağmur sularının caddelerini göle çevirdiği bir kent, alt  ve üst geçitleri pislik içerisinde bir kent, Mayıs ayı çıkarken hala bozulan yolları yapılmayan bir kent, sokakları dilenci işgalinde bir kent, otopark sorunu çözülemeyen bir kent, Mekanik katlı otopark yapacağız diye yıkılan, yapamayınca kaderine terk edilen bir kent, otopark yapacağız denilen sonrada yandaşlara peş keş çekilen arazilere sahip bir kent, tehlike saçan çocuk oyun alanlarına sahip bir kent, milyarları bisiklet yolu yapıyoruz diyerek çöpe atılan bir kent. İşte sizin hizmet yaptık dediğiniz kentin hali.

“Kiraz toplamak mucize gibi bir şey”

Afyonkarahisar’ımızın önemli gelir kaynaklarından olan Kiraz üreticimiz dertti. Olumsuz hava şartları nedeniyle Sultandağı bölgemizde Kirazda %70 hasar kaybı oluştu. Don olayının vurduğu bahçelerde verim kaybının bazı bölgelerde yüzde 70’leri aşacağını belirten üreticiler hasar tespitinin yapılarak üreticilerin bir an önce desteklenmesi gerektiğini söylediler. 4 Ton kiraz toplanan yerden bir kasa Kiraz toplamak mucize gibi bir şey.

Çiftçimiz kara kara düşünüyor. Çitçimizin bu kışı çıkarması zor. İlçe Tarım Müdürlüğü acilen hasar tespiti yapmalı. Tespit edilen rakam laf olsun diye tespit edilmemeli. Elektrik fiyatları, kooperatife ödenen sulama bedelleri ortada. Çiftçimizin yarasına merhem olacak bir rakam tespit edilmeli. Çiftçimize destek olunmalı. Üreticimiz artan maliyetler karşısında geçtiğimiz yıl 14 lira olan Kirazın bu yıl 40 liradan aşağı olamayacağını ifade ediyor. Sultandağı ilçe başkanımız bölgenin tamamını gezdi ve ürünlerin büyük ölçüde don neticesinde zarara uğradığını gördü. Kilolarca kiraz veren dallarda, birer ikişer kiraz kalmış ve çoğunluğu ne yazık ki dökülmüş ya da kurumuş. Dünyaca ünlü kirazların yetiştirildiği bölgede ekonomik buhran çiftçilerin de boğazını sıkıyor. Bir ara 8-10 liraya kadar ürün satılabilen bölgede geçtiğimiz yıl kiraz maliyetinin de altına satıldı. Bu yıl verim de düşük olacak ve üreticiler ciddi mağduriyet yaşayacak. Bunun neticesinde tüketici de çok pahalıya ürün almak zorunda kalacak.

“EYT’liler lütuf değil haklarını istiyor”

Emeklilikte yaşa takılanlar seslerini duyurmak için Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) Federasyonu’nun çağrısı ile Maltepe'de bir araya geldi.  

EYT’liler, “Varız, biriz, buradayız” dedi. İnsanlarımızın tek istediği insan onuruna yakışır maaşla, hayalini kurduğu emeklilik planlarına kavuşmaktır. İktidar çalışmalar yapıyoruz diyerek vatandaşımızı oyalamaktadır. Muhalefetin çözüm önerileri AKP ve onun küçük ortağı tarafından reddedilmiştir. Vatandaşlarımız her seçim zamanında söz alıyorlar. Ama her seferinde; Arkasında durulmayan sözlerin, hüsranına uğruyorlar. İtilip kakılıyor, yok sayılıyor, mağduriyetleriyle bir başlarına bırakılıyorlar. Torun sevecekleri yaşta, hayatlarını sürdürebilmek için, ağır şartlarda çalışıyorlar. Yaş sebebiyle iş bulamıyorlar, yaş sebebiyle emekli olamıyorlar. Primlerini ödemelerine rağmen, sağlık hizmetlerinden yararlanamıyorlar. Emeklilik şartlarını doldurmalarına rağmen, yaşı beklemeye mahkûm ediliyorlar.

EYT’liler lütuf değil haklarını istiyor. İYİ Parti EYT kardeşlerimizin sorunu için çözüm önerilerini açıklamıştır. EYT çözüm planımızın yıllık maliyeti;  Geçmediğimiz köprüler, kullanmadığımız yollar, gitmediğimiz hastaneler, binmediğimiz uçaklar için, yandaşlara ödenen, hazine garantilerinin, yıllık yükünden, daha az olacaktır.  AK Parti iktidarının 20 yılda çözemediğini, iş başına gelir gelmez, biz çözeceğiz EYT’li kardeşlerimizi, yıllardır hasretle bekledikleri haklarına biz kavuşturacağız.

“19 Mayıs, tarih boyunca hep yükseklerde tuttuğumuz özgürlük sevdamızın bir yansımasıdır”

19 Mayıs 1919, Millî Mücadele için ilk adımın atıldığı, kurtuluş meşalesinin yakıldığı, karanlık dönemin aydınlık günüdür.  Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün azim ve kararlılıkla başlattığı, şanlı tarihimizin dönüm noktalarından biri ve milletimizin yeniden varoluş mücadelesinin ilk kıvılcımı olan 19 Mayıs, tarih boyunca hep yükseklerde tuttuğumuz özgürlük sevdamızın bir yansımasıdır. 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’da başlayan kurtuluş hareketi Cumhuriyetimizin başlangıcı olmuştur.

Samsun’da başlatılan Millî Mücadele, büyük zorluk ve fedakârlıkların yanında milletimizin topyekûn seferberliği sayesinde zaferle sonuçlandırılmıştır.

Bağımsızlık mücadelemizin lideri ve Cumhuriyetimizin kurucusu olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk 19 Mayıs gününü en çok güvendiği ve geleceğimizin teminatı olarak gördüğü gençlerimize bayram olarak armağan etmiş ve kurulan Cumhuriyeti gençlere emanet etmiştir.

Şundan eminiz ki bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceği, bilgi çağının gereksinimlerini üzerinde taşıyacak gençlerimizin elinde olacaktır.

Bu duygu ve düşüncelerle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere vatanımızın bölünmez bütünlüğü, aziz milletimizin bağımsızlığı, huzur ve refahı için canlarını seve seve feda eden tüm şehitlerimizi, gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyor, sevgili gençlerimiz ve hemşehrilerimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı şimdiden kutluyorum.