Nilgün Seçen

Tarih: 01.01.2022 17:44

YENİ YIL GELDİ DİYE SEVİNELİM Mİ? ÜZÜLELİM Mİ?

Facebook Twitter Linked-in

Akşam güneş batar ve ertesi gün 1 Ocakta tekrar doğar. Ama bu yeni doğan güneşin, yeni gelen sabahın bir özelliği vardır. 1 Ocak yılın ilk günüdür. Güneşin etrafında bir tam turunu tamamlayan dünyamız tekrar başladığı noktada bulmuştur kendisini. 365 gün sonunda eskiyen yıl yerini yeni yıla bırakarak, takvimlerde yeni yıl yerini almıştır. İşte yeni başlangıçlar için güzel bir fırsat.
31 Aralık akşamı saat tam 12 de yeni yıla merhaba derken insanların gözlerinde umut ışıkları belirir. Hediyeler, güzel sofralar ve eğlenmek, birbirimizi kutlayıp, hatırlamak için zaman ayırırız. Eski yılın yanlışları bir kenara bırakılır ve yeni yılda bunların olmaması umut edilir. Bana göre sırf bu duyguları yaşattığı, ümit verdiği için sevilmeyi hak eder ışıl ışıl yılbaşı geceleri. O yüzden özeldir, güzeldir. 
Yeni yılın heyecanı küçük büyük herkesi şimdiden kaplamaya başladı. Gelecek olan yıldan beklentiler gözden geçiriliyor, yeni bir senede hedefler şimdiden belirlenerek güzel bir yıl hedefleniyor. İnsan hayatı boyunca pek çok hata yapan bir varlık olduğundan kişiler bu hatalarından ders alarak hayatlarını ona göre planlıyor. Hal böyle olunca da yeni bir yıl gibi dönüm noktaları insanlar için adeta bir fırsat olabiliyor. 
Evet bir yılı daha geride bıraktık. Kimisine göre bir türlü geçmek bilmeyen, kimisine göre ise ne de çabuk geçti diyebileceğimiz bir yıl. Zaman su misali akıp gidiyor. Kim bilir bundan tam da bir yıl önce yeni bir yıla girmenin mutluluğunu yaşarken şimdi başka bir yıla girmenin mutluluğu içindeyiz. 
Ocak ayı, genellikle değişim ayı oluyor. Sanki sihirli bir değnek değecek ve her şey aralık ayından farklı olacakmış gibi beklentiler içerisine giriliyor. Oysa burada üzerinde düşünülmesi gereken, gerçekleştirilemeyen hedeflerin, yapılamayan değişikliklerin, kişinin kişiliğiyle ve içinde bulunduğu yaşam şartlarıyla ne kadar uyumlu olduğudur. Yani hedefler ve yapılmak istenilen değişiklikler ne kadar gerçeğe yakınsa, kişinin kendini değiştirebilmesi de o kadar kolay oluyor.
Yeni yılın bize ne getireceğini pek bilmiyoruz. Birçok temennimiz var. Mesela huzur isteyebiliriz ya da sağlık. Belki daha çok para isteyenimiz de olacaktır. Ben yeni yılın ne getireceğini temenni etmekten ziyade geride bıraktığımız yılın muhasebesini yapmayı daha çok yeğliyorum. Çünkü yeni yıl demek yeni bir sayfa, temiz bir sayfa demek. Bunun içinde geçmişteki hatalarımızı iyi görmek gerekiyor.
365 gün boyunca yaşanılan olumsuz olayların birbiri ardına zihinde canlanarak, bir iç hesaplaşmanın ortaya çıktığı Aralık ayında; mutsuzlukların, başarısızlıkların, kavgaların, öfkelerin, pişmanlıkların kalması isteniyor. Hayat, duygular üzerinden yaşandığı için duyguların da bilinç altında yatan düşüncelerimizin bir ürünü olduğu fark edilemiyor. Ancak hesaplaşma içerisine girildiğinde, kişi kendini sorgulamaya başladığında, duygularını değiştirebilmek için öncelikle düşüncelerini değiştirmesi gerekiyor.
Bu yüzden içinde bulunduğumuz yeni yılla birlikte daha mutlu ve huzurlu bir hayat isteniyorsa, önce düşünceleri doğru değerlendirmeyi öğrenmek gerekiyor. Her bitişin aslında yepyeni bir başlangıç olduğu düşünülürse, yeni yılın da hayatta yeni bir başlangıç olduğu görülüyor. Başlangıçlar bazen zorlasa da çoğu zaman güzeldir. Önemli olan kişinin başlangıçlara yüklediği anlam. Yeni başlangıçlarda umut, yeni hayaller ve hedefler var. Umut etmek, hayallerin ve hedeflerin gerçekleşmesi için motivasyonu arttıran en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Çünkü eğer umut varsa, kurulan hayallerin ardından gitmek ve bu hayaller için çaba sarf etmek kolaylaşıyor. 
Yeni bir yıl benim için ne para, ne şan ne de şöhret getirsin istiyorum. Elimdekiler değerini yitirmeden ve sevdiklerimi kaybetmeden geçirebileceğim huzur dolu sağlıklı, mutlu bir yıl olsun istiyorum.  Zira 2021 de canım annem Tülay KUTSAL’I kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşadım. Keşke onu geri getirebilmek mümkün olabilseydi tüm servetimi gözümü kırpmadan verebilirdim. Aslında insan gerçek değerlerin kıymetini bilip büyük nimet olduğunu anlarsa mutluluğu yakalar diye düşünüyorum. Sağlıklı olabilmek ve ailenle, sevdiklerinle huzur dolu saatler geçirebilmek en büyük zenginlik olsa gerek. Bir tarafta ölümler devam ederken bir tarafta doğumlar ve yaşanması gereken hayatlarda devam ediyor.  Üzüntülerle gark olurken bizleri sevindirecek hayata ışık tutan güzelliklerde yaşanabiliyor. 
Daima yönetiminde görev almaktan onur duyduğum Avrasya Kültür Sanat ve Bilim Federasyonu’nun yurt içinde ve yurt dışındaki bir birinden güzel etkinlikleri, Bursa Aşıklar Yazarlar derneğinin bizlerinde Afyon’u temsilen katıldığı eski şairlerin, yazarların, aşıkların anıldığı kültür-sanat şöleni gibi anlamlı etkinlikler, Afyon Valimiz Sayın Gökmen ÇİÇEK’İN Afyon Şairler Yazarlar Derneğine desteklerini esirgemediği organizasyonlar gibi bir birinden kıymetli Tiyatro Sanatçılarının ilimize gelerek sahne alması ve örnek teşkil edecek Afyon’a değer katan faaliyetlerin gerçekleştirilmesi yüzümüzü güldürüp hayata güzel bir pencereden bakmamıza sebep olmuştur.
Yeni yılda da hepimizin yüzünü güldüren sebepler olsun istiyorum. Afyon’umuzda tüm STK’larında birlik ve beraberlik içerisinde Afyon’a değer katmak için elinden geleni yapmasını diliyorum.  Bir de dünya da savaşların olmadığı, çocukların ölmediği, hukukun üstünlüğüne inancın tam olduğu, insanların zulüm görmediği ve daima kendisini güvende hissettiği, sağlıklı,mutlu  bir yıl temennisinde bulunuyorum. Allah her geçen yıl geçmişi aratmasın, gelecek yıl bir önceki yıldan çok daha iyi ve güzel olsun. O kadar mutlu olun ki gözlerinizdeki mutluluk, mutluluğu arayan mutsuzların umudu olsun.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —